Showing posts with label Book. Show all posts
Showing posts with label Book. Show all posts

Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı


Daha iyi bir yaşamın anahtarı daha fazlasına sahip olmaya çabalamak değildir; daha aza önem vermektir, gerçekten doğru ve o anda önemli olana aldırmaktır.

Daha pozitif bir deneyimi arzu etmenin kendisi negatif bir deneyimdir. Ve paradoksal olarak, insanın negatif deneyimini kabul etmesinin kendisi pozitif bir deneyimdir: Mutluluğun nedenini aramaya devam ederseniz asla mutlu olamazsınız. Yaşamın anlamını ararsanız asla yaşayamazsınız.

Bir şeye daha az önem verdiğinizde onu daha iyi yaptığınızı fark ettiniz mi?
Broşür dağıtır gibi sorun çıkaran insanların problemi, kafalarına takmaya değecek daha değerli şeylerin olmayışıdır. 
Demek ki yaşamınızda önemli ve anlamlı bir şey bulmak zamanınızı ve enerjinizi kullanmanın en verimli yoludur. Çünkü bu anlamlı şeyi bulamazsanız anlamsız ve önemsiz şeyleri kafaya takacaksınız.

Neye sahip olursak olalım tatminsiz olmaya ve ancak sahip olmadıklarımızla tatmin olmaya donatılmışız. Bu sürekli tatminsizlik türümüzün mücadele etmeye ve elde etmeye, inşa etmeye ver fethetmeye devam etmesini sağlar.

Sorunsuz bir hayatı umut etme, öyle bir şey yok. Bunun yerine iyi sorunlarla dolu bir hayat dile

Mutluluk sorunları çözmekten kaynaklanır. Buradaki anahtar sözcük  “çözmek”tir. 

Mutlu olmak için çözecek bir şeye ihtiyaç duyarız. Demekki mutluluk bir eylem biçimidir, bir etkilnliktir, edilgen bir şekilde bağışlanmış bir şey değildir.

Ben ödülü istedim, mücadeleyi değil. Sonucu istedim, süreci değil. Sadece zafere aşıktım, mücadeleye değil. Bu işin hazzı tırmanmanın kendisidir.

Hayatınızın büyük bir kısmı sıkılarak geçecek ve kayda değer bir şey olmayacak, ama bunda bir sorun yoktur. Bir kez bu durumu kabullenince, kendinizi yetersiz hissetme ve kanıtlama kaygısı gider.

Vasat varlığınızı kabul ettiğiniz zaman, yargılamalar ve gerçek dışı beklentiler olmadan, gerçekten yapmak istediğinizi yapacak özgürlüğe kavuşursunuz.

Neden ıstırap çekiyorum? Hangi amaç uğruna?

Haz yanlış-iyidir. Araştırmalar enerjilerini yüzeysel hazlara odaklayanların daha kaygılı, duygusal açıdan dengesiz ve depresif olduklarını gösteriyor. Haz hayatın tatminlerinin en yüzeysel formudur ve elde etmesi de, kaybetmesi de çok kolaydır.

Dürüstlük iyi bir değer yargısıdır. Popülarite ise kötüdür.

Bir şeyden emin olmak istedikçe kendinizi daha güvensiz, daha kuşkulu hissedersiniz.

Bir probleme takılıp kalırsanız, oturup da düşünmeyin, üzerinde çalışmaya başlayın. Ne yaptığınızı bilmeseniz bile, sadece üzerinde çaılştığınız için zamanla doğru fikirler aklınıza gelecektir. 

Esin -> Motivasyon -> Eylem -> Esin -> Motivasyon  -> Eylem -> Esin -> Motivasyon......

Alışkanlıkların Gücü

Alışkanlıklar Üzerine

Bilim insanları Lisa’nın algısındaki değişime ne Kahire gezisin, ne kocasınından boşanmasının, ne de çöl yolculuğunun sebep olduğuna inanıyorlardı. Sebep, Lisa’nın ilkin tek bir alışkanlığını, sigara tiryakiliğini yani, değiştirmeye odaklanmış olmasıydı.

Alışkanlık Döngüsü

Alışkanlıkların ortaya çıkış sebebi, bilim insanlarına göre, beynin enerjiden tasarruf etmek için durmaksızın yeni yollar aramakta olmasıdır. Beyin kendi haline bırakıldığı takdirde hemen her rutini alışkanlığa çevirmeye çalışacaktır çünkü alışkanlıklar zihnimizin daha az efor harcamısnı mümkün kılar. İşaret ile ödül iç içe geçerek, sonunda güçlü bir beklenti ve şiddetli bir arzu doğurur. Nihayet bir alışkanlık ortaya çıkar. İşaret -> Rutin -> Ödül Bir alışkanlık ortaya çıktığı zaman, beyin karar verme sürecine tam anlamıyla katılmaktan vazgeçer. Demek ki bir alışkanlıkla bilinçli olarak savaşmadığınız ve yerine yeni rutinler koymadığınız sürece, eski patern otomatikman tekrar edecektir. Alışkanlıklar aslında hiçbir zaman yok olmaz. Beynimizin yapılarına şifrelenmiş halde bekler Beyin iyi ile kötü alışkanlığı fark etmez Davranış tarzımızın temelinde bellek ve mantık kadar alışkanlıkların da yattığını gösterdi. Alışkanlıklarımızı yaratan deneyimleri hatırlamıyor olabiliriz, ama onlar beyinlerimize yerleşir yerleşmez davranışlarımızı etkilemeye başlarlar ve çoğu zaman biz bunun farkında bile olmayız. Alışkanlıklar o kadar güçlüdürler ki beyinlerimiz başka her şeyi, sağduyuyu bile yadsıyarak onların peşinden gider. Alışkanlıklar bizden izin almaksızın ortaya çıkar. (Örnek fast-food tüketimi önce ayda bir sonra haftada bir…) İşaretlere ve ödüllere dikkat etmeyi öğrenirsek rutinleri değiştirebiliriz.

Beynin Arzuları

Yeni bir alışkanlık yaratmak için öncelikle şiddetli bir arzu yarattı. (Claude Hopkins) Bu arzu, öyle anlaşılıyor ki, işaretlerin ve ödüllerin işe yaramasını sağlayan ve alışkanlık döngüsünü harekete geçiren şeydir. Pepsodent diş macunu için alışkanlık yaratma: İşaret: Dişlerinizin üzerinde bir tabaka var ve bu kötü gösteriyor Rutin: Pepsodent ile diş fırçalma Ödül: Güzel dişler, güzel bir gülümseme Alışkanlığın insan psikolojisi 1. Basit ve açık bir işaret bul 2. Ödülleri net bir şekilde tanımla Herkes kendi alışkanlıklarını yaratmak için bu temel formülü kullanabilir. Daha fazla egzersiz yapmak mı istiyorsunuz? Kendinize bir işaret (mesela uyanır uyanmaz spor yapmayı) ve bir öldül (mesela her idmandan sonra buzlu bir meyve kokteyli içmek) seçin. Bu ödülden sonra yaşayacağınız endorfin patlamasını düşünn. Alışkanlıkları arzular doğurur.


Alışkanlıkları Değiştirmenin Altın Kuralı

Bir alışkanlığı değiştirmek istiyorsanız, eski işareti tutmalı, eski ödülü vermeli, ama rutini değiştirmeliydiniz. Kötü bir alışkanlığı yok edemezsiniz, sadece değiştirebilirsiniz. Eski bir alışkanlığı değiştirmek için eski bir arzuya hitap etmek zorundasınız. Eski bir alışkanlığı yenisiyle değiştirme yöntemi madem bu kadar etkiliydi, kritik anlarda neden sınıfta kalıyordu? Değiştirilmiş bir alışkanlık döngüsünü kalıcı bir davranışa dönüştüren unsur, inançtı. Yeni rutinden daha çok fark yaratabilecek bir şey varsa o da, söz konusu işaretle baş edebileceklerine inanmalarıdır.

Başarılı Organizasyonların Alışkanlıkları

Bireylerin alışkanlıkları vardır, gruplarınsa rutinleri. Rutinler alışkanlıkların organizasyonlardaki karşılığıdır. Küçük başarılar, kilit taşı alışkanlıkların yaygın değişimleri nasıl yarattığını kısmen açıklar. Küçük başarılar küçük bir avantajın istikrarlı bir şekilde kullanılmasından doğar Küçük başarılar, daha büyük başarıların ulaşılabilir olduğuna insanları ikna eden paternler yaratarak dönüştürcü değişimlere güç verir. Kilo vermek isteyen kişilerin hergün yediklerini not etmesi halinde zamanla bir patern fark ettiler. Ve alışkanlıklarını daha kolay değiştirdiler. İrade yalnızca bir beceri değildir. Kol ve bacaklarınızdaki kaslar gibi bir kastır. Çok çalıştığı zaman yorulur, dolayısıyla başka işlere daha az gücü kalır. Onu e-mail’ler yazmak ya da karışık ve sıkıcı masraf formları doldurmak gibi bıktırıcı işlerle erkenden yorarsan, eve geldiğinde hiç iraden kalmamış olur. Kendinize soru sormak hedefleri netleştirmek için iyi bir alışkanlıktır. İnsanlara yapacağı iş konusnda ayrıntı vermek, yetki ve sorumluluk vermek iradeyi daha az yorup daha fazla motivasyon eder. Yeni bir şeyi eski alışkanlıklarla paketlerseniz, insanların onu kabul etmesi kolaylaşır. DJ’lerin yeni bir farklı şarkıyı bilinen iki şarkı arasında çalması örneğinde olduğu gibi.

Toplumların Alışkanlıkları

İşte bu yüzden, eylemcilerin belli bir protestoya katılmaya çok da istekli olmayan insanları bile buna mecbur bırakmak için nicedir kullanmış oldukları bir araç vardır. Bu araç, yüzlerce yıldır önemli ölçüde etkili olmuş bir ikna şeklidir. Mahalle veya cemiyetlerin kendi üzerlerinde oluşturdukları mecburiyet duygusudur. Bir diğer ifadeyle mahalle baskısıdır.

Google Nasıl Yönetiliyor?

  • Geçerli yalnızca bir iş amacı vardır. Müşteri çekmek.
  • Kaliteli bir hizmet verdikleri takdirde, para mevzusunun kendiliğinden halolacağını düşünüyorlardı.
  • Olabildiğince çok sayıda yetenekli yazılım mühendisini işe alıp onlara diledikleri gibi çalışma özgürlüğü vermek. Bu yaklaşım, en değerli varlığın zeka olarak görüldüğü akademik dünyanın tam ortasında, bir üniversitenin laboratuvarında kurulan Google’a tümüyle uyuyordu.
  • Her cuma öğleden sonra düzenlenen, herkesin istediği konuyu açabildiği “TGIF” toplantılarında vurguluyordu. (Thank God, It’s Friday)
  • Amazun CEO’su Jeff Bezos, “Eski dünyada zamanınızın yüzde 30’unu harika bir hizmet sunmaya, yüzde 70’ini de onun reklmanı yapmaya harcardınız. Yeni dünyada hepsi tam tersine döndü” diyor.
  • Bugün, başarılı olarak adlandıracağımız şirketlerin en belirgin özelliği, sürekli olarak kaliteli ürünler çıkarabilmek yeteneğidir. Bunu başarmanın tek yolu da üretken akılları cezbetmek ve başarıya ulaşabilecekleri bir çalışma ortamı hazırlamaktır.
  • Üretken akıl, çalıştığı işte kullandığı araçlara dair geniş bir bilgi birikimine ve kendi alanında önemli miktarda pratik deneyime sahiptir.
  • Bir işi değerlendirken, çok sayıda insan ilk olarak şirketteki görev tanımlarına ve sorumluluklarına bakar. Sonrasında şirketin itibarı, sektör ve maaş gelir. Listenin aşağılarında ise muhtemelen "evden ofise mesafe" ve "mutfaktaki kahvenin kalitesi" arasında bir yerde kültür yer alır. Ancak üretken akıllar, kültürü o lisenin en üstüne yazar. Verimli çalışabilmeleri için, çalıştıkları yeri umursamaları gerektiğini bilirler.

İşe Alım

  • Kendinizden daha akıllı insanları işe alın
  • Üretken akıllarımız bize bedava yemekler, masajlar, yeşil alanlar veya köpek dostu ofisler için gelmiyor. Diğer en iyi üretken akıllarla çalışmak için geliyorlar.
  • Tutkulu insanları işe alın. Tutku özgeçmişte yazan bir şey değildir. Ayrıca tutku işe alınacak pozisyonla da alakalı olmayabilir
  • Tutkulu oldukları konuları öğrenmeye çalış
  • Öğrenmeyi bırakan kim olursa yaşlıdır. Ister yirmi, isterse seksen yaşında olsun. Öğrenmeye devam eden kişi ise genç kalır. Hayattaki en güzel şey, zihni genç tutmaktır. 
  • Öğrenebilme: İnternetle ilgili 2010’da kaçırdığınız en büyük trend neydi sizce? Neyi doğru anladınız ve neyi anlamadınız?
  • Adayı tanımak için kapasitesinin sınırlarını bulmaya çalışın, özgeçmişinin değil adayın kendisinn konuşmasını sağlayın. Deneyimlerini sorun. Zeka bulmacaları hızlı analiz ve tutumunu göz önüne serer.
  • Pozisyonun aciliyeti, işe alımda kaliteden taviz verecek kadar önemli değildir
  • Olağanüstü işler başaran olağanüstü insanlar, unvanları veya kadroları fark etmeksizin olağanüstü ödüller verin. Önemli olan her zaman oluşturdukları etkidir.
  • Tecrübelerimize göre, ekiplerdeki en iyi çalışanların harika işler başarması ve bununla bağlantılı olarak ödüllendirilmesi, ekiplermide hiçbir zaman adaletsizlik kaynaklı bir soruna yol açmadı. Hatta bir çok durumda, çalışanlarımız iş arkadaşlarının böyle bir ödül almasına sevinirken, kendileri de motive olarak harika bir şey yapabilmek için daha fazla çalışmaya başladı.
  • Bazen çalışanlar tehditle karışık bir şekilde, “Böyle yapmazsanız buradan giderim” tarzı ifadeler kullanır. Bunu duyduğunuz zaman ise oyun çoktan bitmiştir. Bu cümleyi kurabilen bir kişinin artık şirketle herhangi duygusal bir bağı kalmamıştır. İsteği yerine getirilip kalmaya ikna edilse bile kişinin beklediğimiz bağlılığı yeniden gösterme ihtimali oldukça düşüktür.
  • Ekibinizde en kötü performansı sergileyen yüzde 10’luk kesimi çıkarıp yerine yeni birilerini aldığınızda, şirketiniz de gelişir mi? Cevabınız evetse, o yetersiz kişilerin en başta işe girmesini sağlayan işe alım sürecini yeniden gözden geçirmeniz gerekiyordur. 
  • Ekibinizde, size işten ayrılmak istediğini söylediği takdirde kalması için savaşmayacağınız insanlar var mı? Giderken el sallamak haricinde bir şey yapmayacağınız çalışanlarınız varsa, belki de bu kararı kendi başlarına almalarını beklmemelisiniz.
  • İdeal işinizi düşünün ama bugünü geçin, beş yıl sonrasına bakın. Nerede olmak istiyorsunuz? Ne iş yapmak istiyorsunuz? Ne kadar kazanmak istiyorsunuz? İş tanımınızı yazın. Eğer işin ilanını bir sitede görseydiniz, nasıl bir ilan olurdur?

Kararlar

  • Liderler için asıl çalışma, karar alma zamanı geldiğinde başlar.
  • Asıl cevap, karar sürecinde yalnızca doğru kararı vermeye odaklanmamak gerektiğini anlamakta yatıyor. Nihayetinde karara ulaştığınız süreç, ulaştığınız anın zamanlaması ve kararın uygulanma şekli de en az karar kadar önemli adımlardır.
  • Daha önce kişisel fikirlere ve sistematik olmayan kanıtlara dayanarak alınan kararlar,  artık tamamen verilere göre alınıyor.
  • Düzgünce açıklanan bir sorun, yarı yarıya çözülmüş gibidir.
  • En iyi yolu bulmaya çalış, kendi yolunu değil.
  • İnsanların tutumlarını değiştirmek istiyorsanız, yalnızca tartışmaları kazanmanız yetmez, kalplerine dokunmanız gerekir. İnsanlar, desteklemedikleri bir fikri udygusal olarak kabulllenbilmeleri için, kendi fikirlerinin yalnızca duyulduğunu değil, aynı zamanda değer gördüğünü de bilmek isterler. “Haklısın kelimesi”
  • Toplantı sahibi
  • Tek bir karar mercii olmalıdır
  • Toplantı sahibi toplantı konularını belirleyip katılımcılara önceden haber vermeli, toplantı sonuç ve hareket planını yine katılıımcılara paylaşmalıdır
  • Toplantının net bir amacı olmalıdır. Toplantı o sonuca doğru gitmiyorsa toplantı iptal edilimelidir.
  • Toplanılar yönetilmeyecek kadar büyük olmamalı (Maks. 8 kişi)
  • Toplantıya sadece ihtiyaç olacakları toplayın
  • Toplantı zamanı net olsun. Alınan kararler ve sonuçlar için toplantı sonunda zaman ayırın
  • Bir toplantıya katılıyorsanız, gerçekten katılın.
  • Vaktinizin yüzde 80’ini, gelirinizin yüzde 80’ine harcayın.
  • Yerinize adam yetiştirin

İletişim

  • Efsane bir yönlendirici olun (Mail’leri hızlı cevaplama ve yönlendirme - Sergey)
  • Açık olun. Google yönetim kuruluna gösterilenleri bile paylaşmıştır çalışanları ile
  • Tekrar etmek, duayı bozmaz: Bir şeyi yirmi kez söyleseniz de insanlar anlamakta sıkıntı çekiyorsa, sorun iletişim yönteminde değil, ana fikirdedir.
  • Tanıdığımız en iyi ve en  meşgul yöneticilerin büyük çoğunluğu, gelne e-postalara hızlı yanıt vermeye çalışıyor.
  • Her şey kontrolünüz altında gibi geliyorsa, yeterince hızlı gitmiyorsunuz demektir.
  • Siz kullanıcıya odaklanın, para eninde sonunda gelecektir.
  • Çekmediğiniz şutların yüzde 100’ünü kaçırırsınız

İnovasyon

  • Kullanıcıya odaklanın
  • 70/20/10 kuralı: Kaynağın yüzde 70’ini esas işinize, yüzde 20’sini gelişmekte olan ve yüzde 10’unu da yeni projelere ayır
  • Yüzde 10 sisteminin işlevsel olmasınn bir diğer sebebi de üretkenliğin sınırlandırılmayı çok sevmesinden kaynaklanıyor.
  • OKR (Objectives and Key Results): 5 adım
  • Doğru kararlar tecrübe ile verilir, tecrübe de yanlış kararlar vererek edinilir

Sonuç


  • Beş yıl sonra bizim sektörde ne olabilir? En hızlı ne değişebilir ve neler hiç değişmez?
  • Unutmayın, hiçbir şirket sonsuza kadar kazanmaya devam edemez, son kaçınılmazdır. Kimileri bundan korkarken, biz ilham alıyoruz.

Yedi Bilge'den (M.Ö VII - VI) Öğütler

Rodoslu Kleobulos: Ölçü en iyi şey, diyor, babayı saymak gerek. Dinlemeyi sevmeli gevezeliği
değil. Hazza hükmetmeli. Zorla hiçbir şey yapmamalı. Yurttaşlara en iyi öğütler verilmeli. Çocuklaraı eğitmeli. Halka karşı olana düşman gözüyle bakmalı.

Atinalı Solon: Hiçbir şeyde aşırı olma, ölçülü kal, diyor. Keder doğran hazdan kaç. Çabuk dost edinme, edindiklerini de çabuk gözünden düşürme. Hükmedilmeyi inceleyerek hükmetmeyi öğren. Yurttalarına en hoşlarına gideni değil, en iyiyi söyle. Görünmeyenleri görünenlerden çıkar.

Ispartalı Khilon: Tutkularını dizginle, ölçülü ol, diyor. Dostlarının iyi günlerine yavaş yava git, kötü günlerine koşa koşa. Kendinden yaşlıyı say. Kanunlara uy. Haksızlığa uğrarsan barış, hakarete uğrarsan öç al. Ölmüşleri öv. Kendini bil (Delphoi'daki Apollon tapınağının kapısında yazılı olan, Sokrates'in alıp işlediği bu sözü Platon şöyle açıklamaktadır. Sadece bir insan olduğunu bil).

Lesboslu Pittakos: Uygun zamanı kolla, ölçüyü göz önünde tut, diyor. Yapmak istediğni söyleme, başaramazsan gülerler. Başkasında hoş görmediğini kendin yapma. Bahtsızları ayıplama, çünkü tanrıların öfkesine uğraşmışlardır. Kazanç doymak bilmez, sana uyanı kazan. Bir kimseyi affeden onun üstüne yükselir, ondan öç alan onun haline düşer.

Pirineli Bias: Çok dinle, yerinde konuş, ölçüyü kaçırma, diyor. İnsanların çoğu kötüdür. İşe yavaş giriş, başladıktan sonra sıkı sarıl. Çabuk konuşmaktan sakın, yanılırsın. Yaptığını düşün. Güzellikle al, zorlayarak değil.

Korinthoslu Periandros: Bahtlılıkla ölçülü ol, diyor, bahtsızlıkla düşünceli. Atılganlık aldatıcı bir şeydir. Kazanç çirkin bir şey. Ana babana layık olduğunu göster. Dostlarına karşı bahtlılıklarında nasılsan, bahtsızlıklarında da öyle kal. Bütünü düşün. Sessizlik en güzel şeydir (sükun hali, iç sessizliği). Kanunların eski, yemeğin taze olsun.

Miletli Tahales: Ölçülü ol, diyor. Kötü yoldan zengin olma. Babadan kötü şeyi kapma. Kefaletin yoldaşı felakettir. Ana babana ne etmişsen çocuklarından onu bekle. Kendini dizginleyememek kadar kötü şey yok. Acınmaktan çok kıskanıl.

Ölçü, ölçü, hep ölçü... Yedi Bilge'nin yedisi de ölçüyü öğütlüyor.

Felsefe'nin Daha Kısa Tarihi (Antik ve Orta Çağ)

Felsefe Tarihi

İlgilenme

  • Herkesin ilgilenmesi gereken tek şey
  • Kim olduğumuzu ve neden yaşadığımızı bilmek

Başlama

  • Beyaz tavşanın tüylerinde mi kalacaksın yoksa yukarı çıkıp sihirbazın gözlerine mi bakacaksın
  • Hayal etme yeteneği gereken tek şey

Mitsel Dünya Görüşü

  • Tor’un Çekici hikayesi
  • Sebep; Doğa olaylarına açıklama getirme
  • Homeros, Hesiopus, Ksenofenes (İnsanlar tanrıları kendilerine bakarak yarattı)

Miletos’lu Üç Filozof

  • Thales:
    • Köken “su”
    • Her şey “Tanrılarla dolu”
  • Anaksimandorus
    • Köken “belirsiz bir şey”
  • Anaksimenes
    • Köken “hava”

Hiçbir Şey Yoktan Var Olamaz

  • Parmenides
    • Hiçbir şey değişmez
    • Dolayısıyla duysal izlenimlere güvenilemez

Her şey Akar

  • Herakleitos
    • Her şey değişir
    • Duygu güvenilir

Dört Temel Madde

  • Empedakles
    • Kökle “hava, ateş, su, toprak”
    • Kuvvet “sevgi çatışma”

Her şeyde Her şeyden Biraz Vardır

  • Anaksagoras
    • Kökle “tohum”
    • Kuvvet “ruh, akıl”

Atom Kuramı

  • Demokritos
    • Atom: Küçük parçalardan oluşur her şey
    • Kuvvet: Kuvvet yoktur. Akıl veya ruh.
    • Materyalist

Kader

Bilim

  • Tarih
    • Kurulması: Amacı dünyadaki olayların akışını belirleyen doğal nedenleri bulmak
    • Başlatanlar: Herodotso (MÖ 484 - 424), Thukydides (MÖ 460 - 400)
  • Tıp
    • Kurulması: Amacı sağlık ve hastalıkların doğal açıklamalarını bulmak.
    • Hippokrates (MÖ 460)

Avrupa Felsefesinin Temelleri

Sofistler

  • Kimler: Para karşılığı felsefe yapan kişiler
  • İnanç: Doğa ve evren çözülemez
  • Proje: İnsan ve insanın toplumdaki yeri, Tanrı var mı yok mu?
  • En önemli kişi: Protogoras (MÖ 487 - 420)
    • İnanç: Agnostik (Bilinmezci)
    • Görüş: İnsan her şeyin ölçüsüdür

Sokrates (MÖ 470 - 399)

  • İnanç
    • Kendini insanlara “doğruyu doğurtan” ebeye benzetmektedir.
    • Atina=Tembel Kısrak, Sokrates=At Sineği
  • Proje
    • İnsan ve yaşamı
    • Az bilgi acı veriyor
    • Rasyonalist (Akılcıklık)
  • Görüş
    • Neyin doğru olduğnu bilen doğru olan şeyi yapar. Yapmazsa mutsuz olur.

Platon (MÖ 427 - 347)

  • Akademi
    • Platon Akademisini kurdu
    • Bu sayade yazıları bugüne dek ulaşabildi
  • Proje
    • Bir yerde hiç değişmeyen kalıcı şeylerlere, diğer yerde süreki “akan” şeyler arasındaki ilişki
  • Öğreti
    • İdealar Dünyası
      • Ebedi ve değişmez olan soyut kalıplardır
      • Mağara benzetmesi
    • Ölümsüz Ruh
      • Ruh idealar dünyasında var olmuştur.
      • Kopyaları gördükçe, gerçeği hatırlar ve acı çeker
    • Devlet
      • Ruh(Beden): Devlet
      • Akıl(Kafa): Yönetici
      • İrade(Göğüs): Muhafızlar
      • Haz(KarınAltı): Ticaret Sınıfı

Aristoteles (MÖ 384 - 322)

  • Etik (Mutluluk)
    • Haz, Özgür (Sorumlu), Araştımaca (Filozof)
      • Hepsi uygulanırsa mutlu olur insan
  • Proje: Doğadaki değişiklikleri araştırmak ve sınıflandırmak
  • Öğreti
    • Doğuştan gelme fikir yoktur: İdea yoktur
    • Akıl boştur: Duyumsadıklarımızla dolar.
  • Biçim- Model: Doğadaki her madde bir biçime dönüşme olasılığını barındırır.
  • Amacsal Neden: Her şeyde bir amaçlılık yatar
  • Mantık
    • Aristoteles düzene deşhetle önem veren biriydi. Kullanılan kavramları derleyip toplamak isterdi. Bu şekilde mantık biliminin kurucu sayılır.
  • Doğa Merdiveni
    • Canlı (Bitkiler, Varlıklar(Hayvan, İnsan))
    • Cansız (Birim ihtimali yoktur kendiliğinden)
  • Kadınlar (erkek(biçim) , kadın(madde))

Helenizm (MÖ 400 - MS 400)

Tanım

  • 300 yıl sürmüştür.
  • Helenistik krallıklar Makedonya, Suriye, Mısır. (Yunan kültürü etkisinde demek)

Başlangıç

  • MÖ 50 Roma: Politik ve askeri üstünlüğü ele geçirdi
  • Helenistik Krallıklar: Asya’ya kadar etkisi altına aldı
  • Yunan Etkisi: Roma önceden yunan kültürü etkisindeydi

Özellik

  • Sınırlar: Çeşitli sınırlar ve ülkeler arasındaki sınırlar ortadan kalktı.
  • Karışma: Dinlerin korunması
  • Anlayış: Din Şüpheleri, Kültürel Çözülme, Kötümserlik
  • Din-Felsefe: Ölümle ve karamsarlık çözümü

Merkez

  • Felsefe: Platon ve Aristo okulları nedeni ile Atina merkez sayılır
  • Bilim: Büyük kütühane ile Mısır İskenderiye merkez

Benzeme

  • Dün: Roma’da Yunan, Mısır ve OrtaDoğu dinlerinin etkisi varsa
  • Bugün: Avrupa’da birçok başka dinlerin etkisi var

Proje

  • Sorular: Sokrates, Platon, Aristo’nun “insan en iyi nasıl yaşayıp ölür” sorusu
  • Mutluluk nedir ? Nasıl ulaşılır?

Helenizm Akımları

Kinikler (MÖ 400)

  • Görüş
    • Mutluluk maddi şeylere bağlı değildir
    • O yüzden herkes ulaşabilir
    • Bir kez elde edildiğinde bir daha kaybedilmez
  • En Ünlü Filizofları
    • Diyojen: Bir fıçıda ekmek torbası ile yaşardı.  Büyük İskender, Diyojen’i ziyaret etmiş ve bir dileği olup olmadığını sormuştur. O ise bu soruya “Gölge etme başka ihsan istemem.” yanıtını vermiştir. Daha sonra ünlü imparator Büyük İskender olmasaydım 'Diyojen' olmak isterdim demiştir.
  • Kinik Anlamı: Başkalarının acılarına duyarsız kişilere kinik denir

Stoacılar (MÖ 300)

  • Kurucu: Bir kinik olan Zenon.
  • Görüş
    • Akıl: Bütün insanların aynı dünya aklından pay aldığını söylerlerdi
    • Doğal Hak: Zamandışı olan aklı esas aldığından, zamanave ortama göre değişmez
    • Tin Madde: Tek bir doğa olduğunu söylüyorlardı. Ayrım yapmıyorlardı. Monizm (Tekçilik)
    • Ölüm ve hastalık doğanın temelinde vardır.
  • Ünlü
    • Seneca (MÖ 84 - MS 65): İnsan için insan kutsaldır. (Hümanizm’in sloganı)
    • Cicero (MÖ 106 - 43): İnsan merkezde olmalı “Hümanizm” sözcüğünü ortaya atan

Epikurosçular (MÖ 400)

  • Anlamı: Kendi keyfini düşünen (Epikurosçu)
  • Görüş
    • Yan Etki: Haz veren bir olay yan etkileri ile karşılaştırılmamalı
    • Uzatma: Hemen alınacak kısa haz yerine,
    • İç Huzur: Arzuların dizginlenmesi iç huzuru getirir ve acılara dayanma gücü artar.
    • Ölüm: Ölüm bizi ilgilendirmez. Var olduğumuz sürece ölüm yoktur. Ölüm geldiğinde biz yokuz.
    • En büyük haz iyilik, en kötü şey ise acıdır.
  • Proje: Yaşanan duygusal hazları maksimize etmek
  • Kurucu: Sokrates -> Aristppos temellerini oluşturmuştur
  • Epikuros (MÖ 342 - 270)

Yeni Platonculuk

  • Kuruluş: İdealar öğretisi temelidir.
  • Kurucu: Platinos (205 - 270)
  • Görüş
    • Karanlık (Madde): Zayıf ışık.
    • Aydınlık (Tanrısal Işık) (Ruh): Aydınlatır
    • Karanlık aslında yoktur. Sadece ışıık gitmez.
    • Bu ışık tüm her şeyi aydınlatır.
  • Mistik Yaşantı
    • Doğada ki her şeyle tanrısal bir sır saklıdır
    • Ama ona en çok yaklaştığımız şey ruhdur.
    • Ancak ruda tanrısal bir sır gibi hissedilemez
    • Platinos birkaç defa ruhunun Tanrı’da eridiğini hissetti.
  • Gizemcilik
    • Oluş: Kişinin kendisini Tanrı ile ya da dünya ruhuyla bir hissetmesidir
    • Betimleme: Denize varan küçücük damla deniz olur.

Antik Çağın Sonu

İki Kültür

Hint Avrupalılar

  • Kimler: Hint-Avrupa dilllerinin konuşulduğu ülkeler. Karadeniz ve Hazar Denizi çevresinde yaşadılar.
  • İnanç: Çoktanrıcılık’a inandılar. (Panteizm)
  • Görüş
    • Gidişat: Dünyanın iyi-kötü arasındaki uzlaşmaz bir savaş. Nereye varacak?
    • Tarih: Döngüsel tarih anlayışı sürekli aynı şeyler
    • Din: Hinduzim, Budizm
    • Tanrı: Tümtanrıcılık (Panteizm). Tanrısal varlık her yerde.
    • Ruh: Ruh göçüne inanıyorlar. Kurtulmaya çalışıyorlardı.

Samiler

  • Başlayış: Arap yarımadasındakiler.
  • İnanç: Tektanrıcılık. (Monoteizm)
  • Din: Yahudilik, Hristiyanlık, İslamiyet
  • Görüş
    • Tarih: Çizgisel tarih anlayışı. Tanrı tarihe müdahale eder.
    • Duyu: En önemli duyu işitme. Kutsal kitaplarının “dinle” diye başlaması sebebi ile
    • Tanrı
      • Tanrı’nın resmedilmesi yasaktı.
      • Tanrı ile yaratııkları arasında uçurum vardı
      • Ruh göçünden kurtulmak değil, günahlardan kurtulmak önemli idi.

İsrail (Yahudiliğin doğuşu)

  • İlk Zamanlar: Mısır’da köleydiler İsrailoğulları. Daha sonra geri dönüş İsrail’e
  • Krallık: Saul-Davut-Süleyman döneminde politik, askeri altın çağı yaşadılar
  • Çöküş: İkiye ayrıldılar. Yahudiler ve İsrail. Asurlar ve Babililer istila etti. Sebebi Tanrı’ya verdikleri sözleri tutmamaları.
  • Kehanet: Davut’un soyundan yeni bir kral geleceği ve Tanrı’nın krallığının yeniden kurulacağı (Süleyman Mabedi)

Hristiyanlık

  • İnanç Bildirgesi: Helenizm döneminde bir çok din ortaya çıktı. Hristiyanlık öğretisinin tam olarak belirlenmesi için “inanç bildirgesi” ortaya çıktı.
  • Pavlus: Hristiyanlığı kabul etti ve tüm Yunan-Roma’ya yaydı.
  • İsa
    • Herkes Kral Davut gibi soylu, komutan ve politik lider bekliyordu.
    • Politik ve askeri önder olmadığını açıkca söylemiştir.
    • Tanrı’nın Krallığını insanlara duyulan sevgi, zayıfları koruma ve hata eden herkesi bağışlayan olarak açıkladı
    • Tüm insanlığı kurtarmak için çarmıha gerildi. “Acı çeken hizmetkar”

Antik Çağın Sonu

  • 1000 yıl sürdü antik çağ.
  • Hristiyanlık geç antik çağda ortaya çıktı.

Ortaçağ

Nedir

  • Diğer iki dönem arasında kalan zaman.
  • Avrupa’yı karartan “Bin yıl sürmüş gece” diye tasvir edilmiştir.
  • Yapılanlar: Manastır okulları, Üniversiteler, Halk müziği-şiiri kültürü, Şehir isimleri

Roma

  • 4. Yüzyılda dış tehditler
  • Konstantin’in yaptırdığı “Konstantinopolis” ikinci Roma sayıldı
  • 395’de Doğu (Kontsantinopolis) ve Batı diye ikiye ayrıldı
  • 478’de Batı - 1453’de Doğu yok oldu.

Hristiyanlık

  • Roma
    • 313 yılında Hristiyanlık Roma İmp.’da din olarak kabul edildi.
    • 380 yılında resmi din oldu.
  • Felsefe: 523 yılında Platon Akademisi kapatıldı. Hristiyanlığın yunan felsefesi üzerine bir örtü çekmesini simgeler
  • Kültür: 400 yılını izleyen ilk yüzyıl boyunca gerçekten kültürel çöküş yaşandı.
  • Hristiyanlık bu dönemde dünya görüşü oldu
  • Roma Piskoposu “Papa” Baba ünvanını aldı.
  • İsa’nın yer yüzündeki temsilcisi oldu.

Müslümanlık

  • Başlayış: Kuzey Afrika’da ve Ortadoğu’da yeni bir kültür başladı. İslamiyet.
  • Yayılış: Çoğu yerler Müslüman’lar tarafından feth edildi. İspanya’ya kadar yayıldı.
  • Bilim: İskenderiye’nin fethi islamcıları bilimin öncüsü yaptı.

Thomas Aquinas (1225 - 1274)

  • Temel: Aristoteles’i örnek almış ve Hristiyanlıkları birleştirmiştir
  • Görüşleri
    • Aklın yolu ile Kutsal Kitaplardaki gerçekler ortaya çıkarılabilir.
    • Tanrı’ya giden iki yol (İnanç - akıl)
    • Varoluş yükselelen dereceler ile sıralanır
    • Kadın doğal bir varlık olarak erkekten eksikti. Fakat ruhen eşit.

Dört Temel Soru

  • Hristiyanlığa doğrudan inanmak mı yoksa doğruları aklı kullanarak sormak mı?
  • Gerçeklere akıl yolu ile varmak mümkün mü?
  • Yunan filizofları ile Kutsal Kitap bilgileri arasında bir bağ var mı?
  • İnanç ve bilgi uzlaşabilir miydi?

Augustinus (354 - 430)


  • Yaşam: Bir piskopostur. Hristiyan olmadan önce pek çok felsefe akım denemiştir.
  • Felsefe
    • Manicilik: Yarı dinsel - Yarı felsefe. Dünyayı iyi-kötü, ışık-karanlık, tin-madde olarak ikiye ayırıyordu. Tinsellik maddeden sayılabilirdi
    • Stoa: İyi kötü arasında ayrım yapmıyordu.
    • Yeni Platonculuk: En çok etkilendiği akım. Hristiyan olduktan sonra bu akımla çok büyük paralellikler görmüştür.
    • Hristiyanlık: Ruhu ancak huzura kavuştu. Tanrı’nın evreni hiç yoktan yarattığı. Tanrı dünyayı yaratmadan önce, idealar düşüncesindeydi Tanrı’nın. Ruh kader inancı vardı.