The Human Mind (BBC) Belgeseli Notlarım

Öğrenmek

  • Yeni bir şey öğrenmek demek beyninizin işleyişini yeniden ayarlamak demektir.
  • Öğrenmek nöronlar arasında elektirik akımıyla yeni yollar (bağlantılar) yaratmak ve kalıcı kılmaktır. Bütün nöronların bağlantıları sinaps adı verilen boşluklarla birbirine bağlanır.
  • İlk defa iki nöron bağlandığında bu boşluktan akım geçmesi için büyük bir efor sarf edilir. İlk geçiş en zorudur. Bir kez geçildikten sonra her geçiş daha kolay olacaktır. Sinyal sinaps boşluğundan ne kadar çok geçerse daha sağlam bir yol yani öğrenme elde etmiş oluruz. Karşıya defalarca kez geçtikten sonra işin zahmeti kalkacak ve çok kolaylaşacaktır.
  • Daha kolay öğrenmek için sinapstan elektirik sinyallerinin daha kolay atlamasını sağlamalıyız. Araştırmacılara göre Omega-3 (Balık yağında mevcut) boşluklardan sinyal geçişini kolaylaştırır ve konsantrasyonu arttırır.

Bir Öğrenme Yöntemi (Canlandırma)

Bilim adamları yeni bir şey öğrenirken onu önceden beynimizde canlandırdığımızda beynin bir kısmının uyarıldığını gösteriyor. Yani eğer öğreneceğin şeyi beyninde canlandırırsan sanki o şeyi yapıyormuşcasına nöronlara sinyal gönderir. Böylece nöronlardan çok daha fazla çalışmadan ekstra geçiş oluşur. Bir çeşit otomatik pilota geçme durumu.

Hafıza

Bir şey ezberlemek uzun bir domino hattı oluşturmaya benzer. Bir olayla ilgili hafıza oluşturduğumuzda ona doğru nöral bir yol açarız. Yani birbirine bağlanan bir dizi nöronlar.

Hatırlama için ise tek yapmamız gereken tetiklemektir.

Not: Hafızanın iyi olmasının sırrı bir sıra yerine birden fazla sıra ya da nöral yol oluşturmaktır. Bunun için bir şey ezberlerken canlandırma yaparsak bunu yapmış oluruz

Bilinçaltı Hafıza (içgüdü)

Beynin ön lobları biz farkında değilken sürekli etraftaki dünyayı tarar. Bulguları geçmişteki deneyimlerle karşılaştırır. Sonuçta eğer yanlış olan bir şeyin farkına varırsa bir sinyal gönderir farkındalık için. İşte bu içine doğma yada 6. Hisdir.

Orjinal Düşünceye Ulaşam (Aha Anı)

Bazen diğer düşüne ve günlük hayatta işlerimizle o kadar meşgulizki “aha anı” nın farkına varmayız. Eğer “aha anı” nı yakalamak istiyorsak beynen rahatlamış olmalıyız. Stresten uzak bir rahatlama.

Kişilik Gelişimi

Bizi biz yapan 5000 kadar karakter özelliği var. Bunlar sınırsız bir şekilde karışıp her birimizi farklı biri yapar.

Gelişim

Kişiliğimiz rahimde oluşmaya başlar. Anne ve babanın kişiliklerinin kendine has kombisanyonunu miras alırız. Genel olarak kişiliğimizin büyük bir bölümünü oluşturur. Kişiliğimizin kalıtsal dışındaki kısmı ilk yıllarda yaşadığımız deneyimlerle şekillenir. Çocukluk kişilik gelişiminde en önemli bölümdür. Çocukken yaşadığımız deneyimler ilerideki kişiliğimiz için çok önemlidir. Bebekken beyindeki gelişim, çevresinde olan deneyimler ve bunlara verdikleri tepkilerle şekillenir. Aynı davranış bir kaç kez yaşanırsa davranışlarımız doğrultusunda bir model oluşur. Ve hayatımızın sonuna dek bu modeller bizimle kalır.

Davranış Kontrolü

Beyin ön lobları beynin kontrol merkezi gibidir. Alışkanlık merkezi bir durumda eski modelden seçme yapar. Yani eskiden ne tepki verdiysen onu uygulamaya devam edersin. Bunu düzeltmenin tek yolu ön loblardır. Beynimiz tıpkı orkestranın çalması gibidir. Her bölümü bir enstürman temsil eder. Önloblar ise orkestranın şefidir.

Ergenlik

Ergenliğin büyük etkileri olduğu bilinir. Hem fiziksel hem zihinsel. Ama zihinsel etkileri çok daha dramatiktir. Bu çağda beyin aynen çocukluktaki gibi yeniden nöronlar arasında bağlantı sayısını olağanüstü bir şekilde arttırmaya başlar. Bu da yeni kişilik oluşturma anlamına gelmektedir. Fakat bu bağlantıların çoğunun bir fonksiyonu yoktur. Ayrıca eski bağlantıları da kesintiye uğratır bu yeni bağlantılar. Dolayısıyla bu dönemde hem duygusal hem de düşünsel kafa karışıklığı yaşanır. Önlobda da büyük etkileri vardır. Sonuç olarak kişilik ve davranışları yönetmede karışıklıklar olur.

No comments:

Post a Comment